|
| |
| |
| |
|
Statistics |
| Unique Visitors: 0 |
| Total Unique Visitors: 0 |
| Visitors Out: 1976 |
| Total Visitors Out: 5626 |
|
|
|
| |
|
|
| |
|
| MESEL |
| 2007-12-07 19:57:26 |
I
Dadımın meseli
Kafesinde sıkıntıdan ölenin meseli
Dal üzerine konmak isteyenin meseli
Dal çok alçak
Güneş çok yüksek
Kuşların uçuşuna bakıyorum
Alçalıyor sonra yeniden yükseliyorlar
Dal çok alçak
Güneş çok yüksek
Bunlar yabancı kuşlar
Yuvaları bir yerlerde
Dünyanın çok uzağında
Dal çok alçak
Güneş çok yüksek
II
Dadımın meseli
Kafesinde canı sıkılanların meseli
Dal üzerine konmak isteyenin meseli
Dal çok alçak
Güneş çok yüksek
Kuşların uçuşuna bakıyorum
Alçalıyor sonra yeniden yükseliyorlar
Dal çok alçak
Güneş çok yüksek
Bunlar yabancı kuşlar
Yuvaları [...]...
|
| |
|
| MESEL |
| 2007-12-07 19:57:26 |
I
Dadımın meseli
Kafesinde sıkıntıdan ölenin meseli
Dal üzerine konmak isteyenin meseli
Dal çok alçak
Güneş çok yüksek
Kuşların uçuşuna bakıyorum
Alçalıyor sonra yeniden yükseliyorlar
Dal çok alçak
Güneş çok yüksek
Bunlar yabancı kuşlar
Yuvaları bir yerlerde
Dünyanın çok uzağında
Dal çok alçak
Güneş çok yüksek
II
Dadımın meseli
Kafesinde canı sıkılanların meseli
Dal üzerine konmak isteyenin meseli
Dal çok alçak
Güneş çok yüksek
Kuşların uçuşuna bakıyorum
Alçalıyor sonra yeniden yükseliyorlar
Dal çok alçak
Güneş çok yüksek
Bunlar yabancı kuşlar
Yuvaları [...]...
|
| |
|
| KUSURSUZ ÖFKE |
| 2007-12-05 07:24:25 |
Reuters’ın devrilip gitmekte olan 2007 yılı için öngördüğü, elbette Reuters servisli oldukça başarısız fotoğraf koleksiyonu arasından çıktı:
[atıf]
Benzer Makaleler...ÖZGÜRLÜKSigmund Freud psikanalizinin en önemli ardıllarından olan Erich Fromm; özgürlüğün kazanımı serüveninde insanoğlu tarafından aşılan engeller arasında dinsel otoriteyi fazlasıyla önceler....
|
| |
|
| KELİME ÜRETME SANATI |
| 2007-12-04 02:02:38 |
İz Yayıncılık’tan çıkmış olan D. Mehmet Doğan’ın, ahvalin hassasiyetine binaen “Yüzyılın Soykırımı” serlevhasını münasip bulduğu sitem, serzeniş ve feryadlarla bezeli eseri özetle; Türkçe’nin son bir yüzyılda geldiği/getirildiği menfi noktayı mahreç kabul ederek acıklı bir neoloji serüvenini konu ediniyor. Muhammed Hamidullah’ın Le Saint Coran’ının Türkçe’ye kazandırılması vetiresinde izlenen politika ve bariz hatalara yer verilen bölüm ise [...]...
|
| |
|
| ŞAİRLERİN GENÇ ÖLMESİNİN SEBEPLERİNİ ARAŞTIRMA DENEMESİ |
| 2007-12-03 10:52:21 |
Şairler, genellikle ölümü büyüleyici bulurlar. Ve şimdi bir psikolog, bir bağlantı önerdi: “Genel olarak yazarlar genç ölür, hatta şairler, daha genç ölür.”
Sylvia Plath’ın yeni bir film biyografisi şairleri meteora benzeten imajı destekler: Yanıp sönmeden önce havada kuvvetlice parlarlar. Plath yazarların tipik kısa yaşamına örnek olarak 31′inde intihar etti. Yine buna örnek olarak 26’sında olan John [...]...
|
| |
|
| DENİZ MELTEMİ |
| 2007-12-01 19:45:40 |
Sevgili perişan, heyhat! Bütün kitapları okudum.
Kaçmak! Oradan kaçmak! Sarhoş kuşları hissediyorum
Bilinmeyen bir köpüğün arasında olmak ve gökler
Hiç, ne gözlerden yansıyan yeni bahçeler
Denizde ıslanmış bu kalbi engelleyemeyecek; O geceler!
Lambanın ıssızlığında ne aydınlık
Boş kağıtlar üzerinde korunmuş beyazlık
Ve ne de çocuğunu emziren genç anne…
Gidiyorum; direklerinde sallanan gemi,
Yabanıl bir tabiat için demir alıyor
Bir usanç, acımasız umutlarla beslenmiş,
Mendillerin muhteşem vedasıyla [...]...
|
| |
|
| HEPİMİZ GOGOL’ÜN PALTOSUNDAN ÇIKTIK |
| 2007-12-01 16:31:31 |
Nikolay Vasilyeviç Gogol; 1809 yılında orta halli bir ailenin çocuğu olarak bugünkü Ukrayna’nın sınırları içinde kalan Paltova’da doğdu. Ailesi Rusya’daki yaygın dinsel mezhebin aksine Katolik kilisesine bağlıydı. Diğer Hristiyan mezheplerine göre nispeten daha sert olan Katolik mezhebine intisap etmiş bir çevrede büyüyen Gogol, yazın hayatının ilk dönemlerinde kiliseye karşı olmasına karşın, son dönemlerde dindar denilebilecek [...]...
|
| |
|
| ŞAİRİN ÖLÜMÜ |
| 2007-11-27 05:47:08 |
Aleksandr Sergeyeviç Puşkin‘in sonunu, koşullar ele alındığında ‘fazla’ trajik bulmayanlar için Rus Altın Çağı ikinci büyük şairini de, nispeten takribî koşullar altında kurban verdiğinde takvimler 1841 yılında duruyordu. Bununla birlikte Puşkin ile Lermontov’u birbirlerine yaklaştıran sadece dünyayı terk ediş biçimleri ile sınırlı kalmayacaktı. Mihail Yuryeviç Lermontov İskoç asıllı ve varlıklı bir ailenin çocuğu olarak Moskova’da [...]...
|
| |
|
| O HEPİMİZİN BABASI |
| 2007-11-21 03:49:08 |
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen hafta verdiği demecinde Rus futbol takımlarını tanıyamasının nedeni olarak Afrika tandanslı futbolcuların çokluğunu gösterdiğinde, muhtemelen Rus Edebiyatının herşeyi Alexandr Sergeyeviç Puşkin’in aslında Afrika asıllı olduğunu (Habeşli, Sudanlı veya zayıf bir rivayete göre de Arap) unutmuştu. Elbette bu noktada Putin’in bir yazarı anımsaması gerektiğini düşünecek olsaydık bunun pekala Fyodor Mihailoviç [...]...
|
| |
|
| HOMO ZAPIENS - P KUŞAĞI |
| 2007-11-18 03:44:21 |
Son dönem Rus Edebiyatı’nın önemli şahsiyetlerinden Viktor Pelevin’in Generation P, Babylon ve Homo Zapiens gibi farklı isimlerle basılan kitabı; üretim toplumundan tüketim toplumuna geçen Rus halkının hal-i pür melâlini, tamamen tercih değişkenliğini vurgulamak için olmasa da, Yevgeni Yevtuşenko’nun III. Reich futbol takımını 5-1 mağlup etmesini canlarıyla ödeyen Dinamo Kiev futbol takımı oyuncuları için kaleme aldığı [...]...
|
| |
|
| INSOMNIA VE SEVGİLİ SANRI |
| 2007-11-15 05:18:46 |
SEVGİLİ SANRI : Kargaların yapacağı en iyi şey, örgütlenip korkulukları yakmaktır. Dinle, varsayıyorum: Siyah, dalgalı ve göğe doğru kabaran dumanların etrafında cehennemi çığlıklarla zafer turları attıklarını düşün. Bu muhakkak tarla sahibinin başa çıkamayacağı bir kabustur. (bağırarak) Bunu bir düşünsene, kargalar korkulukların farkına varıyor! İnsanoğlunun kendileri için yarattığı bu korku imajını deliyorlar ve korkulukları sabote ediyorlar. [...]...
|
| |
|
| WE ALL SHINE ON - INSTANT KARMA |
| 2007-11-07 09:18:27 |
Otomobil reklamlarında seçilen müziklerin kalitesine dair oldukça keskin bir örnek olsa gerek; Volkswagen şirketinin yıllar önce Golf modeli için uygun gördüğü Instant Karma. Reklam filminde 39 yaşında iken Bolivya ordusunca veya başka bir rivayete göre CIA ajanlarınca yargılanmaksızın öldürülen siyasal önder Dr. Ernesto Che Guevara’ya da yer verildiği söyleniyor ama Türkiye’deki reklamda Guevera ile ilgili [...]...
|
| |
|
| ÖZGÜRLÜK |
| 2007-11-03 14:22:48 |
Sigmund Freud psikanalizinin en önemli ardıllarından olan Erich Fromm; özgürlüğün kazanımı serüveninde insanoğlu tarafından aşılan engeller arasında dinsel otoriteyi fazlasıyla önceler. Elbette bu, Fromm için yeterli bir zafer değildir ama büyükçe bir adımdır. Gel gelelim, Fromm’un bu önermesi salt Batı uygarlığı için bir edim olarak ele alınır. Ve kesinlikle zafer kazanılan erk, mutlakiyet döneminin katı [...]...
|
| |
|
| AMA BİR ŞARKIDA GEÇER ADIMIZ |
| 2007-10-31 12:28:16 |
İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyordu. Sancılı, başarısız, kaotik bir öğrencilik dönemi idi onunki. Şiire sarılıyordu O da. Bir gün şiirlerini dosya hâline getirdi ve onları basacak bir yayınevi aramaya koyuldu. Ancak kapısını çaldığı yayınevlerinin hiçbirinden istediği cevabı alamadı. O da öğrenci bursu karşılığında bir matbaa sahibi ile anlaşıp bastırdı kitaplarını. Çok zor [...]...
|
| |
|
| PLATH ŞİİRİNDE ERİL ETKİ |
| 2007-10-31 11:26:57 |
“Başparmağımdan kesildim, köküm toprakta kaldı.”
1932 yılında Massachusetts’te doğan Alman asıllı kadın şair Sylvia Plath, eğitimini Massachusetts ve İngiltere’de tamamlar. Şiirlerinde bolca sanrısal ve şiddet içerikli imgeler kullanan şaire, son yüzyılın gerek eserleri ve gerekse de yaşamı ele alındığında en çarpıcı isimlerinden birisidir.Plath’ın bütün bir yaşamını özetleyen cümlelere Sırça Fanus adlı otobiyografik romanında rastlarız: “Bir gün [...]...
|
| |
|
| UNUTULMUŞ ÖNCÜ: SULTAN GALİYEV |
| 2007-10-29 16:23:39 |
1892 yılında bugünkü Tataristan Cumhuriyeti sınırlı içinde kalan Ufa’da öğretmen bir babanın oğlu olarak doğan Galiyev (Bazı kaynaklara göre 1890’da Başkır’da doğmuştur.), yirmi yaşına kadar gazetecilik, çevirmenlik, kütüphanecilik ve öğretmenlik yaptı. Çarlık rejimine itirazların sıklaştığı 1910’lu yıllarda, Tatar halkı için bir kurtuluş olacağı umudu ile Bolşevizm akımını destekledi. Lenin tarafından övüldü. İlk defa 1917 yılında [...]...
|
| |
|
| HOLLYWOOD’DA TARANTİNO ETKİSİ |
| 2007-10-26 09:56:41 |
Günümüz sinemasının miladı olarak kabul edilen Griffith’in 1914 yapımı Bir Ulusun Doğuşu adlı çalışmasından bu tarafa değin, salt ABD coğrafyasıyla sınırlı kalmayıp, dünya sinemasına da içkin olan Hollywood sinemasının klasik normlarına estetik, biçim, politik, vb nedenlerle hem iç hem de dış müdahaleler olmuştur. Mumaileyh müdahalelerin tasnif ve tavsifi Hollywood sinemasında meydana getirdiği değişikler baz alınarak [...]...
|
| |
|
| HOŞÇAKAL DOSTUM |
| 2007-10-22 21:22:05 |
Rus Gümüş Çağı’nın Gorki’nin Ana’sı ile zirveye çıkmış olan, Ekim Devrimi’nin yanında olma iştiyakından faydalanma marjı Ekim Devrimi zaviyesinden ne kadar azami ise, aynı grubun Proletarya’nın menfi uygulamaları karşısında seslerini rejimin istemediği ölçüde yükseltmeleri, tam tersi nispette, asgaridir ve hatta eksidir. Bu eksi fayda, etki alanları farklı olmakla birlikte, Rus Gümüş Çağı ediplerinin sonlarının Alman [...]...
|
| |
|
| ALTIN ÇAĞDA BİR TATAR |
| 2007-10-18 18:02:08 |
Rus Altın Çağı’nın belki de en önemli dezavantajı, bir çağı altın kılmaya yetecek deha sayısının bir parça üzerine çıkmış olmasıdır. Nispeten Alman Deha Çağı‘nda (Sturm und Drang) olduğu gibi Rus Altın Çağı’nda da niteliksel zirvenin yanında bir de niceliksel yoğunluğun olması bazı isimlerin ister istemez geri plânda kalmalarına neden olmuştur. 1818 yılında bugünkü Ukrayna sınırları [...]...
|
| |
|
| ÖLME ÇİÇEĞİ |
| 2007-10-15 05:31:03 |
Umutla beslenmediği, her şeyiyle kendini sınırsız bir ilerleme çarkı içine hapsettiği, kutsalı tanımadığı ve Tanrı’yı yadsıdığı için erdemsiz olan bir korku çağında yaşamakta olduğumuzu söylüyordu İlhami Çiçek yirmi beş yıl önce. Umut tükenmedikçe güneşin hep yakınlarında kalacağına inanıyordu O. Türk Şiirinin içine hüzünlü bir çiçek sunulmuştu ürkek ve durgun ellerinden. Mehmet H. Doğan “umut verici” [...]...
|
| |
|
| BAŞLIKSIZ |
| 2007-09-29 23:27:20 |
‘Uyuda rüyana turnalar girsin’diyor ya şair. Sanırım turnalarda sigara kokusunu sevmiyor diye düşündü bir an, zira rüyasında turnaları göremiyordu.Yataktan doğruldu, çalışma masasının üstündeki masa lambasını yaktı. Usulca perdeyi aralayıp camı açtı. Hava kapalı ,bulutlar üşümüşcesine sarmaş dolaş, hafifden ne yönden estiği belirsiz bir rüzgar ama içinde garip bir mutluluk....
|
| |
|
| İTALYAN EDEBİYATI |
| 2007-09-28 08:58:20 |
11. yüzyılın sonunda Fransa’da doğan dinsel ve sevgi temalı şiir formu ve daha sonra yine aynı ülkede doğan lirizm akımı modern İtalyan Şiirinin başlangıcını önemli ölçüde etkiler. Bu etki, kadını göksel bir varlık olarak yücelten Sicilya Okulu (Scuola Siciliana) ve Yeni Tatlı Üslup (Dolce Stil Nuovo) akımlarının doğmasına sebep olur. Bu etki Dante‘ye dek sürecek [...]...
|
| |
|
| CEVİZİN DALI NARİNDİR NARİN |
| 2007-09-26 00:00:08 |
denizin kenarında oturuyorum… dalgınımda… hatta başımı ellerimin arasına bile aldım! ama ne yüzümü okşaması gereken rüzgardan eser var, ne de ellerime sular sıçratması gereken dalgadan..! bilakis; sinir edici bir durguk hakim tabiatta… herşey ölmüş sanki…...
|
| |
|
| AIRPRESS |
| 2007-09-24 06:31:05 |
AIR destekli AirPress; WordPress ve/veya DotClear yazılımlarını tercih eden kullanıcılara masa üstü destek sağlayan bir program. Hesaptaki yazıları içeri aktarabiliyor ve böylece AirPress üzerinden yazılar üzerinden değişiklik yapmayı mümkün kılıyor....
|
| |
|
| ARAP EDEBİYATI |
| 2007-09-23 08:45:24 |
Söylenceye göre Arap şiirinin güçlü ve etkin olmasının sebebi olarak, devamlı uzun çöl yolculukları yapan Arapların (Ki Türkçe anlamı Göçebe/Yörük’tür) deve üstündeyken söyledikleri türkülerin ahenk ve ölçülerine göre devenin hızını arttırması veya azaltmasını fark etmeleriyle başlar. Bu buluşun teknik olarak anlamı, develerin müzikten anladığı şeklindedir. Arap şiirinin bel kemiği olan ve daha sonra İslâm’ı kabul [...]...
|
| |
|
| REQUIEM FOR A DREAM: BİR RÜYA İÇİN AĞIT |
| 2007-09-21 06:27:10 |
Başlığın yazının kapısı olduğuna dair genel geçer kabulü iş bu yazının takip edilecek olan algısına eklemlemek isteseydik, mumaileyh başlığın bünyesinde barınan kelimelerin içinde mutlaka ama mutlaka uyuşturucu ve/veya buzdolabı sözcü-ğü/~kleri de olurdu. Buzdolabını tasnif dışı tutarsak, uyuşturucu sözcüğünün kapılık yapacağı muhtemel metinlere marjinal bir hava katması, “beni oku†işlevinin tamamına yakınını üstlenmesi ve doğallıkla okur [...]...
|
| |
|
| ÇEÇENYA’YA AĞIT |
| 2007-09-20 23:55:18 |
Bilmem kaçıncı demlerini tüketiyor dünya ve insan ile meçhul sonu arasında kalan mesafe bilmem kaç karış… Takvimlerde adı yok bu günün, bahar değil bu gün kış değil, hazan bu gün, yaz değil…
Bir kedi usul usul yanan sobanın yanındaki mindere pençelerini sürtüyor, bir çocuk yüzünde en ufak...
|
| |
|
| ÇEÇEN EDEBİYATI |
| 2007-09-19 09:34:24 |
Savaşın, yoksulluğun, umutsuzluğun ve bazen de umudun egemen olduğu, Devlet-i Âli Osman’ın Rus baskısı altında kalmış kuzey hinterlandının belki de en göze batan coğrafyası Çeçen coğrafyasıdır. Devlet otoritesinin kaybolduğu ve Rus tazyikinin arttığı 1700’lü yıllardan bu tarafa değin mezkur coğrafya sürekli olarak baskıyla, savaşla ve sürgünle anılmıştır.
Teorik olarak, baskı altında kalan toplumların sanatta çok parlak [...]...
|
| |
|
| TINIDAKİ TUZAK |
| 2007-09-17 23:38:21 |
“Müzik ruhun gıdasıdır”, hepimizin, farklı tarzları benimsemek suretiyle, üç aşağı beş yukarı hem fikir olduğumuz güncel söylem..
Pek tabii, diğer bütün dayatmalar gibi, global anlayışın dayattığı bu doğruyu da irdelemeden kabul...
|
| |
|
| ÜÇ GÜN VE YİNE DEVR-İ ALEM |
| 2007-09-11 23:34:07 |
Cumartesi sabahı, her günün böyle olmasını dileyeceğim üç günün ilk gününe uyandığımı düşünerek, kuş gibi bir yürekle uyandım.
O gün, Vezneciler’e Osmanlıca dersine gidecektim. Ertesi gün Bosna sergisine, Dolmabahçe’ye. Ve pazar günü de mitinge. Ne güzel Istanbul....
|
| |
|
| AH BU YAŞANANLAR |
| 2007-09-06 23:31:53 |
Bir yalandır bu yaşananlar…
Zira güzelliğe dair ne varsa gerçekliğini yitirdi hayatın içinde. ‘Aşk’ paramparça edilen edebi cümlelere hapsedilmiş, ‘ölüm’ hasır altına. Bölük-pörçük anımsamalar var belleğimde; dosta, kavgaya ve sevdaya ait…....
|
| |
|
| BİR İHTİYARIN KALEMİNDEN |
| 2007-09-01 23:29:23 |
gözlerim, yolun az ilerisindeki dönemece bakmaya çalıştıkça ağırlaşıyor, ağrıyor. ihtiyar kalbim iyice hız kazanan bu koşuya dayanamıyor. yetişmek; o menzile varmak gibi bir iddiam zaten yok. yorgunum!...
|
| |
|
| ABDULLAH GÜL AVRUPA İÇİN BİR ŞANS |
| 2007-08-29 14:27:36 |
Abdullah Gül hiç şüphesiz bu Salı günü Türkiye’nin cumhurbaşkanlığına seçilecek. Bu tayin sıkça Atatürk’ün laik cumhuriyetinin İslamileştirilmesi tehlikesi olarak tanıtılıyor. Oysa bu pek büyük bir şans. Hem Türkiye hem Avrupa için. İlk önce önyargı dolu söylenmeyi keselim....
|
| |
|
| WORDPRESS 2.3 SÜRÜMÜ İÇİN BETA-1 |
| 2007-08-28 13:24:54 |
WordPress, 2.3 sürümü için deneme amaçlı bir sürüm yayımladı. WordPress Türkiye tarafından da duyurulan bu sürüm için dikkat çeken bazı yenilikler şöyle:...
|
| |
|
| THINKFREE VIEWER EKLENTİSİ |
| 2007-08-28 09:21:54 |
Ofis programlarının görüntülenmesi konusunda açılımlar sağlayan ThinkFree WordPress’e uyumlu bir eklenti (plugin) yayımladı. Eklenti, gönderilerde yer verilen yazı (Word Belgesi, .doc), tablo (Excel Belgesi, .xls), sunum (PowerPoint Sunusu, .ppt), vs. gibi belgelerin websitesi üzerinden görüntülenmesini sağlıyor.
eklenti, excel, ofis, plugin, powerpoint, thinkfree, word, wordpress...
|
| |
|
| MENEVİŞ |
| 2007-08-26 23:28:28 |
Akşamüstü yangınları Üsküdar’da
Ellerimde fidaydalı anılar var.
Rüzgara sığınma evi Haydarpaşa
Raylarda damıtılmış özlem ve har.
ayasofya, üsküdar, gri, istanbul, sultanahmed...
|
| |
|
| IMDB FİLM BİLGİ EKLENTİSİ |
| 2007-08-24 08:15:30 |
Bir Türk (Mesut ARIDORU) tarafından yazılmış olan IMDB Film Bilgi Etiketi; dünyanın en büyük sinema dizini imdb‘den ilgilendiğiniz sinema filmi ile bilgi çekmenizi sağlıyor. Eklenti, film sahneleri gösterimlerinde ajax desteği de sağlıyor ve kanımca bir Türk tarafından yazılmış olan en efektif, en işlevsel ve en komplike eklenti. Henüz geliştirilme aşamasında olmasına karşın.
ajax, im juli, imdb, [...]...
|
| |
|
| IM JULI - TEMMUZDA |
| 2007-08-23 14:35:58 |
Uzun sürecek bir yolculuğa başlamadan önce, eğer sürekli uzun yollara gidiyorsanız; yolculuğunuzun size vereceği sıkıntıları minimize etmek için çareler arayabilirsiniz. Mizah dergileri alabilir, bir volkmen edinebilir ya da yola çıkmadan önceki günü irade dahilinde uykusuz geçirebilirsiniz. Bununla beraber, yukarıdaki çözüm arayışları ve benzerleri, eğer uzun yolculuklardan nefret ediyorsanız size sadece yüzeysel bir rahatlama sağlar, o [...]...
|
| |
|
| BENİM CUMHURBAŞKANIM OLAMAZ |
| 2007-08-22 11:10:27 |
Doğruları söyleyip dokuz köyden kovulan kimselerin, Onuncu Köy’e yerleştiklerinde artık yalan söylemeye başlamaları beklenebilir. Zira doğruları söylemeye devam etmek onuncu, on birinci hatta on ikinci köyden de kovulmayı gerektirir algının izi sürülürse. Ve dahi seçilmesi muhtemel bir cumhurreisini kendince azletmeleri, yok saymaları (ki bu bir suçtur), istemezük deyu kazan kaldırmaları da beklenir bu kimselerden. Ya [...]...
|
| |
|
| SUÇ VE CEZA - FYODOR MİHAİLOVİÇ DOSTOYEVSKİ |
| 2007-08-14 23:10:37 |
Cahit Zarifoğlu, Yazı Yayıncılık’tan 1976 yılında çıkan İşaret Çocukları adlı ilk kitabına aldığı Su serlevhalı şiirinde “ve raskolnikov müthiş bir iman ağrısı çekmektedir” dizesine yer verir. Şair, şiirinin sonraki yayımlarında dizeyi “ve raskolnikov müthiş bir iman ağrısı çekmektedir” şeklinde değiştirir.
ölüler evinden hatıralar, beyaz geceler, budala, cahit zarifoğlu, delikanlı, ecinniler, gogol, insancıklar, karamazof kardeşler, kumarbaz, lermontov, [...]...
|
| |
|
| |
 |